”28 Şubat benim için bitmedi, canlı şekilde sürüyor”
04 Mart 2012 Yazan nadir
Kategori manisa Haber
1999 seçimlerinde, 28 Şubat sürecinde kapatılan Refah Partisi’nin ardından kurulan Fazilet Partisi’nden milletvekili seçilen Merve Kavakçı, Basın Kulübü programına konuk oldu. Kavakçı, 28 Şubat’ın devamında milletvekilliği sürecinde yaşadıklarını ve Türkiye’de başörtüsü meselesi ile ilgili Nihal Bengisu Karaca, Belkıs Kılıçkaya, Selçuk Tepeli ve Ceyda Karan’ın sorularını yanıtladı.
Programı izlemek için tıklayınız…
KAVAKÇI’NIN MİLLETVEKİLLİĞİ
Türkiye’nin bugüne kadar seçilmiş tek ve ilk başörtülü milletvekili Kavakçı vekillik dönemini programda anlattı. ”Yaşadıklarım darbedir, millet idaresine gölge düşürüldü” diye konuşan Kavakçı şöyle konuştu: ”Dışarıdan getirilmiş biri gibi lanse edildim. Başörtüme odaklanmış anti kampanya yürütüldü. Ne tahsilimin ne de çalışmalarımın bir önemi yokmuş gibi davranıldı. ”
Refah Partisi’nden İstanbul milletvekili seçilen Merve Kavakçı’ya, başörtülü olduğu gerekçesiyle Meclis’te yemin ettirilmemişti. 13 yıl önce Meclis’ten ‘kovulan’ Kavakçı o günleri şu sözleriyle anlattı: ”Laik çevreden tölerans dışı davranışlar bekliyordum. Ama Meclis’te yaşadığım gibi bir tepki beklemiyordum. Rejimin istediği kadın modeli dindar kadın modeline ters.”
FAZİLET PARTİSİ DÖNEMİ
İlk haberi aldığımda çok sevinmiştim, gurur duymuştum. Başörtülü aday konusunda farklı görüşler vardı. Rahmetli Erbakan başörtülü kadınlarında Meclis’te olmasına yürekten inanırdı. Başörtülü kadınlar o dönem çok itilmiş-kakılmışlardı.
Öte yandan vatandaşlıktan da çıkarılan Kavakçı, ”Devletin tepesi, Demirel, ajanprovokatör ilan etti. Dil din ırk mezhep olarak bölmekle suçlanmış birisiyim. Kemalist çevre yemin etmeme fiilen engel oldu. Hem ‘eşitsiniz’ dendi, hem de ayrımcılık yapıldı. Bunu yasalaştırsalardı biz de haddimizi bilirdik” diye konuştu.
1999 SEÇİMLERİ
Kavakçı 1999 seçimlerini şöyle anlattı: ”Erken seçimdi ve olaylar 1-1,15 ay içinde gelişti. Halktan ‘başını açacaksın değil mi?’ sorusu geliyordu.O dönemde bir liderlik eksikliği yaşadık.”
YEMİN TÖRENİN ARDINDAN NELER YAŞADI?
Yemin töreninin ardından çoğunlukla yalnızdım. Nazlı Ilıcak yanımda durdu. Bu nedenle 5 yıl siyasetten uzaklaştırıldı.Evimize gireni çıkanı takip eden bir medya ordusu vardı. Çocuklarımız öğretmenleri tarafından sözlü tacizlere uğradı. Okul Müdürü ‘bir süre getirmeyin’ dedi. Bir süre uzaklaştırdık. Bu sefer de ‘dindar olduğu için çocuklarını okula bile göndermiyor’ denildi. Babamı sahte peygamber ilan ettiler. Nermin Erbakan beni medya konusunda uyarmıştı.
TÜRK VATANDAŞLIĞINDAN ÇIKARTILMASI
O dönemde Çift vatandaşlığı bulunan Kavakçı Meclis’ten çıkarılmasının ardından Türk vatandaşlığından çıkarıldı. Kavakçı’nın bu konuyla ilgili açıklamalarının başlıkarı şöyle:
- ”Ecevit Hükümeti beni hemen vatandaşlıktan çıkardı.”
- ”Yemin töreninden 11 gün sonra vatandaşlıktan çıkarıldım.”
- ”Başörtülü girilemeyeceğine dair bir yasa hiç olmadı.”
- ”AİHM ‘seçme seçilme hakkı ihlal edilmiştir’ kararı verdi.”
- ”Çifte vatandaşlığım Meclis’e girdiğimde gündemde degildi.”
KAVAKÇI: 28 ŞUBAT BENİM İÇİN DEVAM EDİYOR
28 Şubat benim için bitmedi, canlı şekilde sürüyor. Ak Parti ve Refah Partisi mukayesesini doğru bulmuyorum. Türkiye demokratikleşme açısından biraz yol kat etti. Başörtüsü yasağı benimle başlayıp bitmedi. Bunun 30 yıllık bir geçmişi var. Dindar kesimler başaörtüsü yasağına sessiz kaldılar. Öğrenciler için bunun kaldırılması bu özgürlüğün verildiğine inanmıyorum. Bir çok yasağın kalktığı üniversitelerde başörtülü öğrencilee psikolojik baskın yapılıyor. Bu nedenle başörtülü kadınlar için 28 Şubat dönemi devam ediyor.
”İKNA ODALARINDA BEDENİ KURTARMAK ADINA RUHLAR YAKILDI”
Kavakçı ikna odalarıyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. Türkiye’de başörtüsünü inceleyen eselerin yetersiz olduğunu söyleyen Kavakçı,” en çalışmamda ikna odalarını gaz odalarına benzettim. Bu kızların ruhları yavaş yavaş zehirlendi. O odalarda ikna ederek başlarının açtırılması. Kimi zaman erkekler tarafından saçlarının okşanmaları… İkna odalarında bedeni kurtarmak adına ruhlar yakıldı.” diye konuştu.
Hem Türk hem Hollandalı’yım, bundan gurur duyuyorum
04 Mart 2012 Yazan nadir
Kategori manisa Haber
Hollanda’yı Azerbaycan’da yapılacak Eurovision şarkı yarışmasında temsil edecek olan Joan Franka (Ayten Kalan), babasının Türk olduğunu belirterek, “Annem ise Hollandalı, o yüzden yarı Türk yarı Hollandalıyım. Bu halimle gurur duyuyorum. Her iki ülkeyi de temsil edeceğim” diye konuştu.
Türkçe adının Ayten olduğunu kaydeden Franka, Türk gazetecilere yaptığı açıklamada, küçük yaşlardan itibaren şarkı söylediğini, Eurovision’a gideceği için çok mutlu ve gururlu olduğunu kaydetti.
Mersin’den gelen babası Ali Kalan’ı 2 yaşındayken kaybettiğini anlatan Franka, küçük yaşlarda yaşadığı maddi sıkıntılardan dolayı Türkiye’ye hiç gidemediğini, ama şimdi babasının doğduğu toprakları görmeyi çok arzuladığını ifade etti.
“Mersinli Ayten” az bildiği Türkçesi ile Türkiye’ye “Selam, sizi çok seviyorum” mesajı da gönderdi.
Hollanda’da doğup büyüdüğü için Türkçe konuşamadığını aktaran Franka, “21 yaşındayım, yarı Türk yarı Hollandalıyım. Babam Mersin’den gelen Ali Kalan, ben 2 yaşındayken öldü. Mersin’de akrabalarımız var. Onlarla çok fazla iletişimim yok ama görmeyi istiyorum. Babamın doğduğu toprakları, memleketini görmeyi çok isterim. Nasıl yaşamış, oradaki akrabaları ne yapıyor görmek isterim. Küçüklüğümden beri hayal ediyordum oraları” diye konuştu.
Müzik kariyerinde basamakları birer birer tırmanan “Mersinli Ayten”, bundan sonra Türkiye hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak için çaba göstereceğini kaydetti.
Müzikal anlamda Türkiye’de iş yapmak istediğine de değinen Joan Franka, “Hollanda’da büyüdüğüm için Türkçe fazla konuşamıyorum. Ama bundan sonra Türkiye hakkında daha çok bilgi edinmeye çalışacağım. Şu anda durumum çok iyiye gidiyor. Müzik alanında geliştirdim kendimi. Bundan sonra Türkiye’ye müzikal alanda işler yapmam için gitmek isterim. Bu planım var. Umarım işler iyi gelişir, giderim” dedi.
Yarı Türk yarı Hollandalı olduğu için Azerbaycan’da iki ülkeden hangisi kazanırsa mutlu olacağını ifade eden Franka, bu konudaki duygularını şöyle anlattı: “Bu bir futbol maçı gibi. Hollanda ile Türkiye karşılaştığında ikisini de destekliyorum. Kim kazanırsa, fark etmez, mutlu olurum. Azerbaycan’da da öyle olacak, ben kazanamazsam da Türkiye kazanırsa mutlu olurum.”
Türkiye adına Eurovison’a gidecek olan Can Bonomo’yu da tanıdığını ve müziğini çok beğendiğini ifade eden Franka, “Rakip miyiz bilemiyorum. Bu bir yarışma dediğim gibi. İkimizden kim kazanırsa sevinirim” diye konuştu.
BÜLENT ERSOY HAYRANI
Küçüklüğünden beri Türkçe müzik kasetleri dinlediğini ve içlerinde en çok Bülent Ersoy’un şarkılarını sevdiğini belirten Joan Franka, Türk müziğinin tınılarından hoşlandığını söyledi. Babasının annesine verdiği kasetleri sık sık dinlediğini ifade eden Franka, bir çok ülkede tanınan Tarkan’ı da tanıdığını ve çok sevdiğini söyledi.
Hollanda’da düzenlenen “O Ses” adlı yarışmada birinci olan Joan Franka, Hollanda’yı Eurovision’da
Kimse gücenmesin ama
04 Mart 2012 Yazan nadir
Kategori manisa Haber
Real Madrid Teknik Direktörü Jose Mourinho, ”Nuri Şahin bana göre diğerleri kadar verim vermiyor, oynamayacak futbolcuları oynatacak ya da dalga geçecek durumda değiliz” diyerek, Türk futbolcuya şans vermeyi düşünmediğinin sinyallerini verdi.
Real Madrid’de bu sezon en az forma giyen futbolcu olmasına rağmen (A) Milli Futbol Takımı’nın Slovakya ile yaptığı özel maçta oynayan Nuri Şahin, İspanya’da polemik konusu olmaya devam ediyor.
La Liga’da pazar günü Espanyol ile karşılaşacak Real Madrid’in teknik direktörü Mourinho, düzenlediği basın toplantısında, Nuri ile ilgili yöneltilen sorulara da maruz kaldı.
Portekizli teknik adam, ”Kimse gücenmesin ama Real Madrid, Türkiye Milli Takımı’ndan çok daha iyi” diyerek, şunları söyledi: ”Kulüpler milli takımlardan daha iyidir ve milli takımda oynamak kulüpte oynamaktan daha kolaydır. Çünkü, kulüp takımları daha güçlüdür. Nuri’nin milli takımında oynaması bizim için mükemmel bir haber. Eğer sezon öncesi hazırlıklarını büyük bir şekilde yapmaya devam eder ve takımla beraber büyürse, şimdikinden çok daha fazlasını verebilir. Benim görüşüme göre diğerlerinden daha az verim veriyor, oynamayacak futbolcuları oynatacak ya da dalga geçecek durumda değiliz. Lass, Xabi, Khedira ve Granero ile devam ediyorum, Nuri için zor olacak.”
Bu arada, Arjantinli futbolcu Higuain’in Real Madrid’den gönderelebileceği yönündeki iddialara da cevap veren Mourinnho, ”Benim bir futbolcu listem yok, benim için transfer edilemez futbolcular ve Higuain dünyanın en iyi forvetlerinden biri. Sadece bir aptal onu takımında istemez. Eğer son günlerde iyi oynamadı ya da gol atmadıysa, bu onun en iyi olmayı bıraktığını göstermez. Gitmesini istemek gibi bir niyetim yok” şeklinde konuştu.
Portekizli teknik adam, hafta içinde Londra’ya yaptığı ziyaret sonrasında basında yer alan ”sezon sonunda Real Madrid’i bırakıp, İngiltere’ye gideceği” söylentilerine ise ”Özel hayatım ile ilgili hiçbir açıklama yapmak zorunda değilim. Kulübe olan saygımdan, futbolculardan da aynı şekilde istediğim gibi, Madrid dışına çıktığımda kulübü haberdar ediyorum. Sizlerden izin istemek ya da kiminle görüştüğümü söylemek zorunda değilim. Pazartesi günü yeniden gideceğim ve izin isteyeceğimi sanmıyorum ” yanıtını verdi.
Libyalı Adalet ve Kalkınma Partisi
04 Mart 2012 Yazan nadir
Kategori manisa Haber
Müslüman Kardeşler, Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kurduğunu ilan etti.
Libya’daki Müslüman Kardeşler, daha sertlik yanlısı İslami grupların rekabetiyle karşı karşıya olmasına rağmen, ülke genelinde var olan en organize grup olarak kabul ediliyor.
Müslüman Kardeşler’in sözcüsü Muhammed Geyir, grubun 18 kentte temsilciliği bulunduğunu belirtti.
Müslüman Kardeşler’in pek çok destekçisi, Libya’da iç savaşın sona ermesinden sonra ülkesine dönmüştü
İntibak” TBMM’den geçti
01 Mart 2012 Yazan nadir
Kategori manisa Haber
TBMM Genel Kurulunda, 2000 yılı öncesi emekli aylıklarında yaşanan farklılığı gidermeyi amaçlayan ve kamuoyunda ”intibak” olarak bilinen tasarı, kabul edilerek yasalaştı.
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, 2000 yılı sonrası gösterge esaslı sistemden, gelişme hızından pay alınan bir sisteme geçilmesiyle gelişme hızından pay alamayan emeklilerin intibakını düzenliyor.İntibak düzenlemesinden emeklinin yanı sıra malullük ve ölüm aylığı alan kişiler de yararlanacak.
2000 yılı öncesinde gösterge sistemine göre bağlanan malullük, yaşlılık ve ölüm aylıkları ile bu tarihten önce malullük veya yaşlılık aylığı almakta iken bu tarihten sonra ölen sigortalıların ölüm aylıkları, asgari aylık kontrolü yapılmaksızın, gayrisafi yurt içi hasıla sabit fiyatlarla, gelişme hızı kullanılarak yeniden hesaplanacak.
Aylıklar, Aralık 1999′da yürürlükteki gösterge ve üst gösterge tablosundan sigortalı için belirlenen mevcut gösterge rakamı ile aynı dönemde yürürlükte bulunan memur aylık katsayısı esas alınarak hesaplanacak.
Malullük aylığında; gösterge tablosundan aylık hesaplanan için yüzde 60, sigortalının, başkasının bakıma muhtaç olması halinde yüzde 70, üst gösterge tablosundan aylık hesaplanan için ise Aralık 1999′da yürürlükte bulunan ve gösterge rakamına göre yüzde 59,9 ile yüzde 50 arasında belirlenen taban aylık bağlama oranı esas alınacak.
Yaşlılık ve ölüm aylıklarında; gösterge tablosundan aylık hesaplanan için yüzde 60, üst gösterge tablosundan aylık hesaplanan için ise Aralık 1999′ta yürürlükte bulunan ve gösterge rakamına göre yüzde 59,9 ile yüzde 50 arasında belirlenen taban aylık bağlama oranı baz alınacak.
Bu şekilde belirlenen taban aylık bağlama oranları, sigortalının tahsis talep tarihi veya ölüm itibariyle kadın ise 50, erkek ise 55 yaşından sonra doldurduğu her tam yaş için ve 5 bin günden fazla ödediği her 240 günlük malullük, yaşlık ve ölüm sigortaları primi için 1′er artırılacak.Malullük, yaşlılık ve ölüm aylığının aylık bağlama oranı yüzde 85′ten fazla olamayacak. Sigortalının, Aralık 1999 ödeme dönemi itibariyle aylığı, belirtilen gösterge rakamı, memur aylık katsayısı ve aylık bağlama oranının çarpımıyla belirlenecek.
Hesaplanan aylık tutarı, yüzde 5,9 oranında artırılarak Ocak 2000′e, 2000 yılı Ocak ayı için bu şekilde hesaplanan aylık tutar ise 7,13326594120697 çarpanı kullanılarak Ocak 2008′e taşınacak. Bu şekilde hesaplanan aylık tutarı da Ocak 2008′den başlayarak Ocak 2013 dönemine kadar, sigortalılara ödenen aylıklara uygulanan aylık artışlarıyla yükseltilecek
Hesaplanan aylık tutarın, sigortalı veya hak sahiplerine Ocak 2013 döneminde ödenen aylık tutarın altında kalması halinde mevcut aylıklar ödenmeye devam edecek. Hesaplanan aylıklar için geriye dönük herhangi bir ödeme yapılmayacak.
Sözleşme aylıklarını 2000 yılı Ocak ayı başından sonra borçlanma yapmak suretiyle tam aylığa yükseltenler ile devir alınacak sandıklardan aylık alanlara, devir tarihinden sonra intibak hükümleri uygulanmayacak.
Yasa, 1 Nisan-30 Haziran 2002 döneminde yürürlükte bulunan gelir basamakları esas alınarak hesaplanan aylıkların, aynı gelir basamakları üzerinden yeniden hesaplanması ve oluşan olumsuzluğun giderilmesini de amaçlıyor.
BİYOMETRİK YÖNTEMLERLE KİMLİK DOĞRULANACAK
İlaçtan alınan katkı payı yüzde 10-20 yerine, yüzde 1-20 olarak uygulanacak. Halen yüzde 10 olarak uygulanan alt sınır yüzde 1′e çekilerek, esneklik sağlanması hedefleniyor. Vücut dışı protez ve ortezler ile ayakta tedavide sağlanan ilaçlarda alınacak katkı payını yüzde 1′e kadar indirmeye, SGK’nın teklifi üzerine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı yetkili olacak.
Yasayla, kişilerin sağlık hizmetine gitmediği halde gitmiş gibi gösterilerek SGK tarafından yapılan usulsüz ve yersiz ödemelerin önlenmesi amacıyla ”biyometrik yöntemlerle kimlik doğrulaması” yapılmasına imkan tanınıyor.
İşten çıkardıkları personeli, 10 gün içinde ”sigortalı işten ayrılış bildirgesi” ile bildirmeyen işverenlere her bir sigortalı için uygulanan ”asgari ücret tutarındaki” ceza, ”asgari ücretin onda 1′i tutarına” düşürülüyor. Bu ceza, işverenlerin tutmakla yükümlü olduğu defter ve belgeleri ibraz etmemesi halinde verilecek ceza tutarını geçmeyecek.
SGK’na aktarılmaları daha önceki düzenlemelerde yer alan banka personel sandıklarının 2 yıl olan devir süresi, 4 yıla çıkarılıyor.
İntibakla ilgili düzenleme 2013 yılı Ocak ayı ödeme döneminde, diğer düzenlemeler ise yasanın yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.
”EMEKLİ SANDIĞI VE BAĞ-KUR’DA İNTİBAKI GEREKTİREN BİR DURUM SÖZ KONUSU DEĞİL”
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Emekli Sandığı ve Bağ-Kur’da intibakı gerektiren bir durumun söz konusu olmadığını söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, emekli aylıklarında intibakı sağlayan yasa tasarısı üzerindeki görüşmelerde Hükümet adına konuşan Çelik, sosyal güvenlik reformunun artık gerçekleştiğini, bunun ana parametreleri ile oynamamak gerektiğini söyledi. Çelik, ”Ne kadar prim ödüyorsanız o kadar emekli aylığı almak durumundasınız” dedi.
Emekli Sandığında intibakı gerektirecek bir durum olmadığını belirten Çelik, çünkü burada gösterge ve katsayı çerçevesinde aylık bağlama esasının söz konusu olduğunu, dolayısıyla yıllar arasında bir fark bulunmadığını ifade etti.
İlk operasyon başarısız olsaydı kariyerim biterdi
01 Mart 2012 Yazan nadir
Kategori manisa Haber
Akdeniz Üniversitesi Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Özkan, Türkiye’nin Nabzı programında samimi açıklamalarda bulundu.
Türkiye’nin ilk yüz nakli yapılan hasta Uğur Acar’ın medyada fazla yer almasıyla ilgili eleştirileri yanıtlayan Özkan, “Reklama ihtiyacımız yok” dedi. Amerika’da bu tür nakillerden kamuoyunun en az 15 gün sonra haberinin olduğunu kaydeden Özkan, görüntülerin medyaya parayla satıldığını ve bu parayla hastanenin masraflarının karşılandığını anlattı. Türkiye’de ise medyanın operasyonu anbean takip ettiğini belirten Özkan, açıklama yapmamaları durumunda da farklı yorumlar yapılabileceğini söyledi.
İlk kol naklini yaptıkları sırada operasyonu basından gizlemeye çalıştıklarını belirten Özkan, “O nakilde başarısız olsaydık, çok kötü duruma düşecektik. Kariyerim biterdi” dedi.
Son operasyonları da basından gizli olmasını tercih edeceklerini ama gazetecilerin buna izin vermediğini anlatan Özkan, çift kol ve bacak nakli yaptıkları hastanın medyada yer almaması için daha titiz davrandıklarını kaydetti.
Hacettepe’de çift kol ve çift bacak nakli yapılan Şevket Çavdar’ın hayatını kaybetmesinin ardından yapılan yorumları da değerlendiren Özkan, “Biz aynı dönemin, aynı jenerasyonun eğitimini alan insanlarız. 15 gün görüşmezsek birbirimizi özleriz. Bunlar spekülasyon. Tıp bir rekabettir. Tabii ki hep en iyisini yapmaya çalışıyoruz. Rekabet var ama kurallar belli” şeklinde konuştu.
Hacettepe’deki ameliyatı gerçekleştiren doktorların da mevzuatı çok iyi bildiklerini kaydeden Özkan, “Şevket Çavdar arkadaşımız hayatını kaybetmemeiş olsaydı çok daha rahat tartışırdık. Bilimsel kurulda bunları tartışabiliriz. Anayasa kitapçığı fırlatılıyormuşçasına sert tartışmalar da yaşanıyor bu kurullarda. Ama dışarda yine kol kolayız” şeklinde konuştu.
Çift kol ve bacak naklini yaptıktan sonra naklettikleri bacağı geri almak durumunda kaldıkları Atilla Kavdır için endişelendiklerini belirten Özkan, “Kaybedilebilecek bir hastayı kurtardık. En ufak bir tehlike görseydim kolları da alırdım. Hacettepe’deki arkadaşlarım da bunu uygulardı” dedi.
Operasyonun 4. saatinde Başbakan Erdoğan’ın kendilerini aradığını söyleyen Özkan, Başbakan’ın “Her türlü desteği vermeye hazırız” dediğini aktardı.
Yüz nakli yaptıkları Uğur Acar’ın ameliyata kendilerinden daha hazır olduğunu belirten Özkan, Acar’ın fotoğraflarını Facebook sayfasında paylaştığını, kendisine de Facebook’u öğrettiğini söyledi
Teşekkürler Galatasaray
01 Mart 2012 Yazan nadir
Kategori manisa Haber
Galatasaray Medical Park Erkek Basketbol Takımı, THY Avrupa Ligi Top 16 turu 6. ve son hafta maçında deplasmanda Yunanistan’ın Olympiakos takımına 88-81 yenilerek elendi.
Tarihinde ilk defa mücadele ettiği Avrupa Ligi’nde ”Top 16” turuna yükselme başarısını gösteren sarı-kırmızılı takım, turdaki son maçında Yunan ekibi Olympiakos ile deplasmanda karşılaştı.
Atina’daki Barış ve Dostluk Spor Salonu’nda oynanan maça istediği gibi başlayamayan Galatasaray Medical Park, 1. periyodu 10 sayı farkla 24-14 geride tamamlarken, devre de 43-35 ev sahibi takımın üstünlüğüyle geçildi.
Sarı-kırmızılılar, mücadelenin ikinci yarısında bir ara farkı bir sayıya (54-53) indirse de 3. periyot Yunan ekibinin 67-58 üstünlüğüyle tamamlandı.
Hücum ve savunma ribauntlarında etkili olamayan Galatasaray Medical Park, maçı da 88-81 kaybetti.
Sarı-kırmızılılar, ilk maçı 78-77 kazanmasına karşın lige veda etti.
Yunan ekibinde Spanoulis 20, Printezis 16 ve Law 14 sayıyla en skorer oyuncular oldu.
Galatasaray Medical Park’ta Andriç 15, Lucas 13, Shipp 12, Lakoviç 12 sayı üretti.
Olympiacos (88): Kyle Hines 9 (3 ribaund, 1 asist), Pero Antic 8 (6 ribaund), Vassilis Spanoulis 20 (3 ribaund, 8 asist), Richard Dorsey 8 (5 ribaund, 1 asist), Papadopoulos 3 (1 asist), Kostas Papanikolaou 3 (2 ribaund, 2 asist), Evangelos Mantzaris 3 (1 asist), Kostas Sloukas 4 (2 ribanud, 3 asist),Acie Law 14 (2 ribaund, 2 asist)
Galatasaray Medical Park (81): Joshua Shipp 12 (2 ribaund, 1 asist), Jaka Lakovic 12 (3 ribaund, 5 asist), Preston Shumpert 11 (1 asist), Luksa Andric 15 (6 ribaund), Haluk Yıldırım 2 (2 ribaund), Furkan Aldemir 10 (6 ribaund), Jamon Lucas 13 (3 asist), Ender Arslan 3 (6 asist), Cevher Özer 3 (2 ribaund),
1. Periyot:24-14
2. Periyot:19-21
3. Periyot:24-23
4. Periyot:21-23
4+4+4′te rötuş
28 Şubat 2012 Yazan nadir
Kategori manisa Haber
AK Parti 12 yılık zorunlu eğitim yasa teklifini revize ediyor. Teklifte eleştirilerine neden olan ilk 4 yılın ardından açıköğretim seçeneğinden vazgeçildi. Açıköğretim ikinci 4 yılın ardından devreye sokulacak
“28 Şubat’ın askerleri yargılansın”
28 Şubat 2012 Yazan nadir
Kategori manisa Haber
TBMM Başkanvekili, 28 Şubat döneminin iç işleri bakanı Meral Akşener, Basın Kulübü programında Nihal Bengisu Karaca, Belkıs Kılıçkaya, Selçuk Tepeli ve Abdullah Kılıç’ın sorularını yanıtladı.
Programı izlemek için tıklayınız…
28 Şubat’a 15 yıl sonra bakıldığında “derin bir acı çekildiği”nin görüldüğünü kaydeden Akşener, “28 Şubat’ın 80 ve 60 ihtilallerinden net bir farkı var. Sivil toplum, yargı, sermaye ve medyanın üzerinden, aydın diye tabir edilen kişiler üzerinden, sihirli demokrasi sözcüğü üzerinden yapılmış bir müdahale olmasıdır” dedi.
Refah Yol hükümetinin uyguladığı ekonomi politikalarının da süreci etkilediğini kaydeden Akşener, “Refah Yol hükümetinin ekonomi yönünün başarılı olduğunu dün de söyledim, bugün de söylüyorum. Refah Yol’un ekonomik tedbirleri İstanbul sermayesinin ciddi manda işine gelmemişti. Refah Yol yıkıldıktan sorna birden bire bankaların çöktüğünü görebeliriz. Birileri durumdan vazife çıkardı, birileri de milletin parasından hırsızlık çıkardı” şeklinde konuştu.
“ERBAKAN’A BÜYÜK HAKSIZLIK YAPILDI”
Akşener şöyle devam etti: “Refah Yol’un kurulmasını istemeyen DYP’li milletvekilleri, il başkanları vardı. Ben kurulmasını savunanlardanım. Bu bir siyasi parti, eşit rekabet şartları içinde seçime gitmişsiniz. Savunma nedenim de cumhuriyetin kuruluşundan itibaren ihtilaf sahaları var. Millet – devlet kaynaşmasının sağlanmasında önemli bir adım olacağını düşünmüştüm. Hâlâ bu iddianın arkasındayım. Rahmetli Erbakan’a büyük haksızlık edildiğini düşünüyorum. Bütün her şey onun üzerine bırakıldı ama kimse düşünmüyor. Afganistan’da Kur’an-ı Kerim yaktılar, bir tane askerinizi çekmiyorsunuz. Aynı dönemde Erbakan’ın partisinin tabanı Filistin’di, imam hatiplerdi… Halktan bir tazyik söz konusuydu. Rahmetli Erbakan yıllardır bir siyasi geleneğin temsilcisi olarak ‘Biz bu iktidarı yönetebiliriz’ deyip sistemin sahibi olduğunu iddia eden aktörelere öyle bir tavrı vardı. Tabanının tazyikine rağmen uyuşmaya gayret ediyordu.
“AKIL TUTULMASI”
Refah Yol hükümeti 28 Şubat’taki o maddeleri imzalamayıp mesele erken seçim kararı alsaydı, doğru olan buydu. Ama haksızlık ediliyor. O günün şartlarında rahmetli Erbakan için şunu gördüm. Devlet kurumu diye kabul ettiği asker başta olmak üzere kurumların mensuplarıyla uzlaşmaya açık tavır sahibiydi. Meşruiyetini elde etmeye yönelik bir tavrı vardı. Erbakan’ın o gün yanında bulunanlardan en yüksek perdeden itiraz ettikerini duymadım. Ama taban taleplerini çok sert, baskıcı ve sürekli biçimde dile getiriyoru. Bir taraftan da bu iktidarı yürütmeye kararlı bir başbakan vardı.”
28 Şubat’ta bir akıl tutulması yaşandığını, tarihin ve halkın hüküm vereceğini kaydeden Akşener, dönemin cumhurbaşkanı Süleyman Demirel için de “Hangi saiklerle bilmiyorum ama Demirel süreçte taraftı” dedi.
Refah Partisi’nin kapatılması için açılan davada tanık olmayı kabul ettiğini ancak Anayasa Mahkemesi’nin tanıklığını reddettiğini anlatan Akşener, “28 Şubat’ın askerleri inşallah yargılanırlar, hesap verirler” dedi.
Hacettepe’den acı haber
28 Şubat 2012 Yazan nadir
Kategori manisa Haber
Hacettepe Üniversitesi (HÜ), iki kol ve iki bacak nakli yapılan Şevket Çavdar’ın yaşamını yitirdiğini bildirdi.
Üniversiteden yapılan yazılı açıklamada, 24 Şubat’ta sabah saatlerinde kol ve bacak nakli yapılan Çavdar’ın nakil sürecine ilişkin bilgilere yer verildi. Açıklamada, şunlar kaydedildi:
”Hastamızda gelişen metabolik dengesizlik maalesef hastamızın yaşamını ciddi düzeyde etkileyecek duruma gelmiş, alınan tüm önlemler ve uygulanan yoğun tedavi yaklaşımlarına rağmen hastamız 27.02.2012 tarihinde saat 19.20′de kaybedilmiştir. Yaklaşık 90 saate varan süreyle 200′e yakın doktor ve sağlık personelinin insanüstü bir çaba göstermesine karşın hastamızı kaybetmenin derin üzüntüsünü duymaktayız.
Bu süreçte, hastamıza dokularını bağışlayan verici ailesine minnettarlığımızı bildirirken, kan bağışlarıyla destek veren halkımıza ve bu zorlu süreçte yanımızda olan Sağlık Bakanlığı’na müteşekkiriz. Hastamıza Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır ve baş sağlığı diliyoruz.”
Açıklamada ayrıca yüz nakli gerçekleştirilen Cengiz Gül’ün sorunsuz olarak izlenmeye devam ettiği bildirildi.



